Be Well

Doğadan gelen güzellik: abtira garden

Anna Batyra, 2017’de doğal ve minimalist felsefeyle yola çıkarak kurduğu organik cilt bakım markası abtira garden ile yavaş öz bakım rutini oluşturuyor.
Reading time 15 minutes

Kendi mutfağında başladığı serüveniyle hem doğaya dönen hem de aromaterapiyi keşfeden Anna Batyra, markası abtira garden ile cilt bakımında bitkilerin gücünü kullanıyor. “Az, daha çoktur,” diyerek sade ve minimalist bir cilt sağlığını mümkün kılan abtira garden, saf içeriğiyle temizleyici, nemlendirici kremler, serumlarla güzellik rutinlerinin bir parçası oluyor. Cildin her daim temiz ve canlı kalması için geliştirdiği yavaş öz bakım rutinini, markanın kuruluş hikayesi, ürünlerinin içeriğini Anna Batyra’dan öğrendik.

abtira garden’ın kuruluş hikayesi nasıl gelişti? Markanızı kurmaya nasıl karar verdiniz?

Adım Anna. abtira’yı 2017’de kurmaya başladım. abtira’nın kuruluşunu kısmen bekliyorduk, kısmen de aniden oldu diyebilirim. Yıllar önce henüz tıbbi bitkilerle ilgilenmezken, tamamen farklı bir kariyere sahipken doğaya çekilmeye başladım. Doğada bulunmak benim için oldum olası terapi yerine geçmiştir. Londra ve Paris gibi büyük şehirlerde yaşarken kendimi sık sık parklara atardım, oralarda nefes alırdım. Ne zaman vakit bulsam yürüyüş yapmak için bir yerlere kaçardım. On yıl kadar önce 30 yaşıma geldiğimde doğaya geri dönme ihtiyacımın önünü alamaz oldum. Ege'de çok zaman geçirmeye, bir bahçe ekmeye, önce Çeşme'deki arkadaşlarımdan sonra da kitaplardan yerel otları tanımaya ve aromaterapi öğrenmeye başladım. Bu çalışmalar sayesinde abtira’nın temelini attığımı söyleyebilirim.

Bir marka olarak, abtira ciltle ilgili olmalıydı çünkü kendimi bildim bileli cilt sağlığına takıntılıyım. “Az, daha çoktur,” felsefesiyle uyum içinde sade ve minimalist olsun istedim. Yaratıcılığın içinde diğer üreticilerden ilham alınan bir parça  elbette bulunuyor. Bir boşlukta yaşıyor değiliz sonuçta. Avustralya, Kanada ve Avrupa kozmetiklerinde bitkiciliğin minimalist tarzda cilt bakımına yansımasını çok sevdim. Üstelik Türkiye’de bu anlayışa açık bir eğilim görüyordum. Artık daha sağlıklı, daha basit, post-materyalist yeni bir yaşam başlıyor. abtira’yı kurmam biraz şans eseri iyi bir zamana denk geldi diyebilirim. Özellikle sosyal medyada çok sevildik.

Markanızın adı abtira’nın anlamı nedir?

Adım ve soyadımın, Anna Batyra'nın kısaltılmış hali, “abtira” eskiden kişisel Instagram hesabımdı. Sonra da değiştirmek istemedim.

abtira’yı bir yandan da bir mutfak olarak tanımlıyorsunuz. abtira’nın mutfağında ne tür içerikler kullanıyorsunuz?

abtira başından beri bir mutfak. Önce İstanbul Yeniköy'deki mutfağımda başladım, daha sonra Çeşme'deki yazlık evimin bodrum mutfağına taşıdım. Şimdi bile lisanslı bir kozmetik üretim yeri olarak üretim alanım bir laboratuvardan çok bir mutfağa benziyor. Malzemeler ve işlemler açısından mutfağımda gerçekleşen her şey tamamen saf. Malzemelerimiz doğal ve çoğu gıda sınıfında. Mümkün olduğunca organik yağlar, uçucu yağlar, sular ve özler kullanıyoruz. Ayrıca AHA, BHA, hyaluronik asit gibi vitaminler ve mineraller de kullanıyoruz.

Genel olarak, hammaddeleri saygın tedarikçilerden temin ediyoruz ya da özenle kendimiz hazırlıyoruz. Ürünlerimizin içinde bulunan her hammadde, kendine has amaçları doğrultusunda seçildi. İçerisinde paraben, EDTA, silikon, petrol türevleri, sentetik boya veya koku bulunmamaktadır. Su bazlı ürünlerimiz sadece doğal ve Ecocert onaylı koruyucular içeriyor.

Markanızın ürün yelpazesinde neler bulunuyor?

Her şeyden önce, farklı cilt tipleri için temel ama eksiksiz bir cilt bakım rutini sunuyoruz. Çok sayıda temizleyici ürünümüz mevcut; bunun nedeni temizliğin sağlıklı cilt için en temel gereksinim olması. Ayrıca birçok tonik ve bitkisel suyumuz var, çünkü bence, bunlar en etkili bitkisel tedavilerden biri. Tonikler nem, denge, ton eşitleme ve ferahlık verir. Düşük konsantrasyonlu uçucu yağlar gibidir. Onları daha da güçlü hale getirmek için toniklerimize çok sayıda öz ekliyoruz. Ayrıca dengeleme, nemlendirme ve yenileme sağlayan yaşlanma karşıtı serum serimiz var. Toniklerle birleştiğinde serumlar kremin yerini kolaylıkla alabiliyor. Bununla birlikte kremler de üretiyoruz çünkü biz ve müşterilerimiz sade kremleri seviyoruz, kremleri kullanmaktan keyif alıyoruz. Hepsini bir doz hyaluronik asit ve diğer aktif bileşenlerle güçlendiriyoruz.

Portföyümüzün büyük bir kısmı peeling’ler veya peeling gibi etki gösteren ürünlerden oluşuyor. Ölü cilt hücrelerini düzenli olarak temizlemek, hücre yenilenmesini ve cildin ışıldamasını sağlar. Dudak, yüz, vücut, el ve ayak peeling’lerimiz var. AHA ve BHA içeren birçok ürünümüz (tonikler, iksirler, kremler) mevcut, çünkü bunlar inanılmaz derecede canlandırıcı ve arındırıcı etmenler. Ayrıca akne, egzama, roza ve probleme eğilimli ciltler için ürünler ve ürün setleri sunuyoruz. Bitkiler, özellikle sistematik olarak uygulandığında inanılmaz iyileştirici güce sahip.

Son olarak zamanla vücut ve saç için bir dizi tamamlayıcı ürün geliştirdik. Çok talep gördük; müşteriler ayrıca masaj yağları, saç serumları, el ve ayak balsamları ve vücut merhemleri de üretmemizi istedi.

/

Mottonuz “Slow Selfcare” yani yavaş öz bakım, bu ritüelin detayları neler?

Bu ritüelin kesin basamakları yok aslında. Daha ziyade bir felsefe bu. 20. yüzyılda kapitalizm ve tüketicilik, yaşadığımız hızlı hayatlar içinde kendimize iyi bakma isteğimizi büyük ölçüde kötüye kullandı. Daha fazlasını yapmak, daha fazla tüketmek, daha hızlı yaşamak, daha hızlı alışveriş yapmak için programlandık. Kendimize “özen göstermek” de bu güçlerin etkisinde kaldı. Daha fazla kozmetik satın almaya ve kullanmaya, daha fazla tedavi görmeye, kendimizi spor salonunda sürekli egzersiz yapmaya zorladık ve ameliyat gibi dışsal müdahalelere yöneldik. Halbuki bedenimizin saygı duyulması gereken doğal bir biyoritmi var. Çok fazla şey yapmak vücudumuzu tüketiyor. Özellikle cilt üzerinden düşünürsek, çok erken ve çok fazla tedavinin aslında yaşlanmayı hızlandırabileceğini biliyoruz. İkincisi, cilt hücrelerinin yenilenmesi zaman alır. Beslendiğimiz yiyecekleri emmesi için cildimize zaman vermeliyiz. Son olarak, cilt (ve beden) yaşlanması kaçınılmazdır. Bu çok yavaş bir süreç olduğundan hızlı düzeltmeler etkili olmaz. Sağlıklı cildin daha uzun süre korunması, günlük cilt bakımına kalıcı ve ömür boyu "yavaş" bağlılık gerektirir. Bu ritüel çok temel ve çok basit olabilir; sadece temizlik, nemlendirme, koruma yeter; üstelik pahalı olması da gerekmez; ama kalıcı olması şarttır. “Yavaş öz bakım” derken tam da bunu kastediyorum.

Markanızda 21 gün cilt detoks paketi yer alıyor. Cilt bakımı alışkanlığı yaratabilecek bu detoks paketinde neler bulunuyor?

Sağlıklı bir yaşam için dört marka, beş kadın girişimci olarak (hem cilt hem de beden için) 21 günlük #benkalpcildim detoks paketini yarattık: Celery Juice Turkey, Ancient Greens, Suppla ve abtira. Paketimizde suyunu sıkmak için 21 günlük sap kereviz, dondurulmuş buğday çimi suyu, ilikli kemik suyu veya mantar elixir ve cilt temizleme ürünleri (sabun, toz temizleyici, peeling, kil maskesi) bulunuyor. Bunların çoğu günlük olarak tüketilen ürünler. 21 gün, bedenin yenilenmesi ve tazelenmesi için en uygun süre. Ama aslında sağlıklı alışkanlıklar oluşturmak için de gerekli bir zaman.

Üç hafta içinde düzenli günlük antioksidan içecekler tüketme ve suyunu sıkma (sap kereviz, buğday çimi) ve akşamları hafif yeme (ilikli kemik suyu, sebze suyu vb.) alışkanlığı ediniyoruz. Cilt bakımı ve sistematik olarak cilt temizliği yapıyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, temizlik cilt bakım rutininin en önemli parçası. Makyajın çıkarılmaması ve kirlerin birikmesi gözenekleri tıkar, cildin nefes almasını engeller, yaşlanma sürecini hızlandırır ve zararlı bakterilerin üremesi için ortam sağlar. Cildinizin parlamasını istiyorsanız, her şeyden önce onu temizleyin!

 

Normal bir cilt bakım rutininde olması gereken ürünler neler?

 

Çok basit bir rutin öneririm. Benim için minimum rutin şöyle: Sabun, peeling, nemlendirici ve güneşten korunma. Bu temele başka ürünler eklemek mümkün.

En önemli kısım, sabah ve akşam, sık kullanım için tasarlanmış yumuşak bir temizleyiciyle günlük temizliktir. Sadece tek bir cilt bakım ürünü kullanıyorsanız, bu sabun olsun. Güne (özellikle makyaj yapıyorsanız) kirli bir ciltle başlamamak gerekir, ancak günlük toksin birikimi ile yatmamanız daha da önemlidir. Cilt, geceleri yenilenir!

Sonra periyodik (özellikle haftalık) temizlik önemli. Peeling ve eğer mümkünse kil maskeleri kullanılmalı. Düzenli peeling’ler ölü cilt hücrelerini temizlemeye yardımcı olur ve bu şekilde cilt yenilenmesi ve ışıltısı için zemin hazırlar. Temizlik maskeleri ise gözeneklerin derinliklerinde çalışır. Bu nedenle daha güçlü arındırıcı ve sıkılaştırıcı etkiye sahiptirler. Ayrıca cilt tonunu eşitler ve daha parlak bir cilt elde etmenize yardımcı olurlar.

Nemlendirme, sorunlu cilt bakımının üçüncü kritik bileşenidir. Cildiniz nemlendirmeyi kesinlikle unutmayın! Cilt yaşlandıkça, elastikiyet kaybının ilk adımı nemsizliktir. Tonik+serum, krem ya da hepsini kullanarak çeşitli formlarda nemlendirme sağlanabilir. Bu yüzden abtira'da kendi tonik, serum ve kreminizi seçebileceğiniz bir “Kes ve Yapıştır” paketi başlattık. Herhangi bir kombinasyon dayatmıyoruz, kendiniz seçiyorsunuz.

Son olarak, en önemlisi, güneş koruması iklim değişikliği ve ozon tabakasının incelmesi yüzünden sene boyunca kesinlikle gereklidir. Size bir sır vereyim; abitra'da çok yakında yeni bir güneş koruyucumuz olacak.

Markanız bünyesinde serum ve tonikler hariç Jade Roller ve Gua Sha da bulunuyor. Bakım rutininde bu ikilinin önemi nedir?

Yeşim taşı masaj silindiri ve gua sha'yı çok seviyoruz. Şu anda bunlar Türkiye piyasasında kolaylıkla bulunabilen ürünler, ancak abtira'nın 2018'in başında roller ithal eden ve popülerleştiren ilk markalardan biri olduğunu biliyor muydunuz? Bunları hala getiriyoruz ve en sevdiğimiz taşımız yeşim taşı. 

Bu araçlar yüz kaslarınızı formda tutmanın ve yaşlanma belirtilerini yavaşlatmanın harika bir yolu. Yüzümüzde yaşla birlikte zayıflayan yaklaşık 40 kas olmakla birlikte aynı zamanda cildimiz de inceliyor. Bu da sarkmalara ve erken yaşlanmaya neden oluyor. İyi genler ve cerrahi müdahaleler dışında, yüz masajı yüzünüze iyi bakmanın anahtarıdır. Yeşim taşı silindiri ve gua sha aleti bu nedenle uzak doğulu kadınlar tarafından yüzyıllar boyunca kullanılmıştır. Silindir ve gua sha ile uygulanan düzenli yüz masajı kan dolaşımını uyarır, böylece sağlıklı yüz kaslarınızı korur. Ayrıca yüzünüzü toksinlerden arındırmaya da yardımcı olur. Son olarak, yeşim taşının pozitif enerjisi büyülü bir dokunuş sağlar.

Doğal ve minimalist cilt bakımı son dönemde oldukça popülerleşti. abtira neden bu çizgiyi benimsedi?

“Doğal ve minimalist” demek, az önce bahsettiğim “yavaş öz bakım” demek aslında. Doğal ve minimalist benim için yeni bir konsept değil. Gençliğimde annem ve büyükannemin cildime bakmayı öğrettikleri yol bu yol. Keza doğal ve minimalist konsepti, büyüdüğüm Avrupa'da da yeni değil. Avrupa toplumu, Türk toplumundan çok daha önce, post-materyalist bir toplum olma yoluna girmiş durumda. “Daha az daha fazladır,” felsefesi, sadece cilt ve vücut bakımında değil, bir yaşam tarzı olarak çok iyi yerleşmiş. Yani abtira bu çizgiyi hiçbir zaman gerçekten benimsemedi. Anna Batyra olarak ben zaten hep böyleydim ve abtira da doğal olarak böyle oldu. Şimdi abtira evrimleşiyor çünkü artık tek bir kişi değil; yeni bir ruh ve çok sayıda insanı istihdam eden küçük bir şirkete dönüştük. Ancak “doğal ve minimalist”i sürdüreceğimiz noktasında hepimiz hemfikiriz.

/

Her cilt tipi farklı özelliklere ve ihtiyaçlara sahip. Cilt tipimize uygun ürünleri seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

Evet, bu doğru. Tüm ciltler farklıdır ve herkese uyan evrensel hızlı düzeltmeler yoktur. Bu yüzden her şeyden önce kendi cildinizi tanıyın. Başkalarının ne kullandığından etkilenmenizi pek önermem. Cildinizin nasıl davrandığını, neye ihtiyacı olduğunu gözlemlemek için zaman ayırın. Yavaş olun. Cildin yeni ürünlere uyum sağlaması zaman alır, cildinize çok fazla ürün dayatarak çok hızlı sonuç almak için onu zorlamayın. İkincisi, “Az daha fazladır,” deyin. Yani “doğal ve minimalist” olun! Tüm ciltler farklı olsa da, iyi bir temizlik, nem ve korumadan daha fazlasına nadiren ihtiyaç duyarız. Diğer her şey lüks kategorisinde diyebilirim. Üçüncüsü, cilt sadece dışarıdan tedavi etmekle ilgili değil. Ne yediğiniz, nasıl nefes aldığınız, nasıl yaşadığınız da bir o kadar önemli. İyi beslenin, iyi uyuyun, rahatlayın; sonuç olarak kozmetik ürünlere pek ihtiyacınız olmayabilir. Eğer roza veya egzama gibi kronik bir cilt probleminiz varsa cildinize nazik olun, bir uzmana danışın. Ayrıca birçok cilt probleminin vücudumuzda veya zihnimizde daha derin bir yerden kaynaklandığını unutmayın.

Tags

güzellik
cilt-bakımı

benzer içerikler

Tavsiye edilen içerikler