Be Well

Doğal içerikler; Fooders

Güne sağlıklı bir başlangıç yapmak tüm günümüzü olumlu yönde etkiliyor. Ne yazık ki günlük rutin ve iş koşturmacası arasında vazgeçilen ilk öğün ise kahvaltı oluyor. Bizlere sağlıklı bir başlangıç öğünü vaat eden Fooders’ın hikayesini kurucusu Yıldız Burçin Özer’den dinleyelim.
Reading time 11 minutes

Yıldız Burçin Özer kimdir? Fooders nasıl kuruldu? 

Üniversite eğitimimi İngiltere’de, University of Kent’te tamamladım. Eğitimimin önemli bir ayağı olan “Yeni Medya” ilgimi çok çektiği için 22 yıllık kariyerimin önemli bir bölümünü “dijital/internet pazarlama” üzerinde inşa ettim. Sürekli değişim gösteren, dinamik ortamlarda, dijital pazarlama stratejilerinden sorumlu üst düzey rollerde çok uzun yıllar çalıştım. Markaların yeni pazarlama iletişimi dünyasına hızla adapte olabilmesi için yeni teknolojiler, uygulamalar, platformlar geliştirip, uygulattım. Evet bu radikal kararı Yıldız Holding gibi büyük bir firmada çalışırken, yıllarca uzun süren toplantılar ve geç yenen öğle yemekleri sonrasında aldım ve kafamda iyice netleşmişti.

Son yıllardaki beslenme alışkanlıklarını gözlemlediğimde sipariş verilen yemekler ağırlıklı lezzetten ödün veren, yüksek kalorili ve besleyici olmayan tipte yemekler olup, yemek yemeye çok uzun zaman ayıramayan ofis çalışanlarının tercihi olmak zorunda kalıyordu.  Bu sebeple, ofis çalışanları için sabahları granola ve wrap öğlenleri ise salata, çorba ve sıcak sandviç gibi hızlı, doyurucu ama lezzetli ürünlerin imalatını yaparak internet üzerinden satışını gerçekleştirme kararını aldım ve Fooders’ı kurdum.

Dijital pazarlamanın verilerle ve teknolojiyle lezzetlendirdiğim tezgahımdan, sağlıklı ama lezzetinden ödün vermeyen mutluluklar için en iyi malzemeleri kendi uzun deneyimlemelerimle buluşturduğum reçetelerimle tatlandırdığım mutfak tezgahıma geçişimi böyle özetleyebilirim. Kısaca; işin mutfağından gelip, işi direkt mutfağa dönüştürmem böyle bir süreç içeriyor. İçindekiler: izleme, anlama, deneyimleme, gözlemleme, ihtiyaçları takip etme, bekleneni ya da olması gerekeni hayal etme ve mutfağa sevgiyle dökme.

Sağlıklı yiyecekler söz konusu olunca çoğu insanın aklına yağsız, tuzsuz kısacası lezzetsiz yiyecekler geliyor. Hem sağlıklı seçimler yapıp hem de lezzetli yiyecekler yiyebilmek mümkün mü?

Sağlıklı yiyecekler kapsamında tatsız tuzsuz diye adlandırılan yemekler genelde lezzet verici birçok öğeden yoksun bırakıldıkları için lezzetli olmuyor. Hem sağlıklı hem lezzetli olabilmesi için lezzeti yaratan öğeleri kullanmak gerekiyor. Ancak buradaki tek kritik nokta reçetenizde/tarifinizde kullanacağınız lezzet öğelerini seçerken yine sağlığa zararlı olmayan aksine dengeli tüketildiğinde faydası olanlardan yana seçiminizi yapmak. Örneğin; rafine şeker yerine üzüm pekmezi, keçi boynuzu ya da doğal çam balı kullanmak ya da sıvı yağ yerine sızma zeytinyağı kullanmak. Mümkünse iyi tarım uygulamaları yapan yerli üretici/çiftçilerle çalışmak ve onların ürünlerini kullanmak gibi.

“Sağlıklı yaşam” felsefesinin her geçen gün hayatlara daha fazla nüfus etmesiyle birlikte yemek yeme alışkanlıklarımızda ciddi değişimler gerçekleşiyor. Sağlıklı beslenmenin yanı sıra insanların tat ve lezzet konusunda artan farkındalıkları gözle görülür seviyede artmış durumda. Lezzet bugün daha da anlamlı bir noktaya geldi; Eskiden insanlar sadece karnını doyurmak için yemek yiyordu ama bugün tadını, lezzetini de hissetmek istiyor. Otomasyon ürünlerin aksine ev yapımı, doğal ürünlerin kredisi çok yüksek çünkü ev yapımı demek sağlık demek, anne eli demek ve dolayısıyla lezzet demek.

Günlük koşuşturma ve iş hayatı arasında herkesin çok sevmesine rağmen ilk vazgeçtiği öğün kahvaltı oluyor. Kahvaltının günlük beslenme düzenimizdeki önemi nedir?

Araştırmalara göre de Türkiye’de en sevilen öğün kahvaltı. Özelikle hafta sonu aileyi bir araya getirmek ve envai çeşit ile kahvaltı yapmak gelenekselleşmiştir. Ancak günlük yaşamın yoğun koşturmacası içerisinde en çok atlanan öğün de kahvaltı. Yine birçok araştırma güne kahvaltıyla başlamanın önemini gösteriyor. Yaklaşık 5 sene önce sağlıklı beslenme düzeni ile ilgili İngiliz asıllı bir beslenme uzmanından 3 ay destek almıştım. Doğru ve sağlıklı beslenmenin formülü çok net aslında. Her öğün tabağında uygun besinlerden oluşan 4’lü dengesinin sağlanması; protein, karbonhidrat, yağ ve lif. Bu şekilde vücudun ihtiyacı olan enerjiyi sağlıyor ve bir yandan da kan şekeri seviyenizi dengede tutarak açlık atağı geçirmiyorsunuz. Bu denge üzerine kurulmuş bir kahvaltı tüketildiğinde güne enerjik ve zinde başlıyorsunuz. Bu öğün için hızlı, sağlıklı ve lezzetli birçok seçenek mevcut. Yoğurt veya sütün eşlik edebileceği rafine şekersiz granola ise bunlardan sadece bir tanesi.

Tıp dünyası en çok beslenme ile ilgili konularda karşı karşıya geliyor. Kimi uzmanlar granolanın faydalı olduğunu savunsa da aksini düşünenler de var. Granolanın düzenli tüketimde vücudumuz üzerindeki etkileri neler?

Beslenme uzmanı değilim ancak okuduğum araştırmalar, çalıştığım beslenme uzmanlarından öğrendiğim kadarıyla 3D tipi beslenmenin çok kıymetli olduğunu gözlemliyorum ve deneyimliyorum; Doğru, Dengeli ve Dozunda Beslenme. Hangi yaşta olursanız olun, aşırı beslenme/tüketmenin bir fayda sağlamadığını aksine sağlık açısından oldukça zararlı olduğunu çok net biliyoruz. Sağlıklı beslenirken miktarına da dikkat etmek, taze & doğal olanlar arasından seçim yapmak ve aktif bir hayat sürmek sağlıklı bir yaşam ve kilo kontrolü için doğru matematik gibi gözüküyor. Dolayısıyla granola özelinde de faydalı & zararlı değerlendirmesi yaparken belirttiğim dengeleri hep göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Granola’nın ham maddesi yulaf ezmesi, karbonhidrat bakımından zengindir, vücuda enerji sağlar. Sindirim sistemini düzenlemesi, kolesterol kontrolü vs gibi birçok faydasını söylemeye gerek yok. Granola klasik reçetesi aynı zamanda içerdiği badem, ay çekirdeği, susam vb. besleyici ve enerji veren kuru yemişlerden oluşuyor. Fooders granola’nın klasik çeşidinin bir porsiyonu 50g ve 196 kaloridir. Sağlıklı bir yaşam için, 19-30 yaş aralığındaki bir yetişkinin alması gereken ortalama kalori miktarı 2000 iken 31-50 yaş aralığında 1800’ler civarında. Dolayısıyla sağlıklı ve besleyici bir kahvaltı için granola yüksek kalorili alternatifler arasında da yer almıyor.

Üç farklı lezzette granola alternatifiniz bulunuyor. Ürünün bir öğün için kalori değeri nedir?

Fooders’ın mevcut ürün portföyünde 3 çeşit granola bulunmaktadır; Klasik, Yaban Mersini & Kayısı ve Bitter Çikolata & Fındıklı.

Klasik, 1 porsiyon 50g için, referans değeri 196 kaloridir.

Yaban Mersini & Kayısı, 1 porsiyon 50g için, referans değeri 217 kaloridir.

Bitter Çikolata & Fındıklı, 1 porsiyon 50g için, referans değeri 186 kaloridir.

 

Piyasada birçok kahvaltı alternatifi bulunuyor. Fooders Granola’yı diğerlerinden ayıran özellikler neler?

Fooders’ın özel reçetesiyle fırınından taptaze çıkarttığı lezzeti Fooders Granola, damağınıza benzersiz bir tat bırakmak için özenle seçilen malzemesinin kalitesinden bolluğuna kadar, sağlıklı bir öğün yaşatma mutluluğu üzere tarifsiz bir tarifle hazırlanır. 

Rekabetten en büyük farkımız lezzet; Daha önce de bahsettiğim gibi lezzeti yaratan öğeleri kullanmaya özen gösteriyoruz. Ev yapımı (otomasyon değil) granola üretimimizde kullandığımız ham madde yerli üretim ve çok kaliteli. Örneğin; rafine şeker ve/veya konsantre elma suyu yerine doğal çam balı, 1930 yılından beri bal işi yapan yerli bir aile işletmesi ve el yapımı Üzüm pekmezi kullanıyoruz. Çam balımız Datça’dan temin edilirken, zeytinyağ Ayvalık’ın en iyi iki üreticisinden, el yapımı üzüm pekmezi ise Adıyaman’dan temin edilmektedir.

Yerel üreticileri desteklemeniz alkışlanası. Bunun özel bir sebebi var mı?

Büyükbabam, Demir Ursavaş, pamuk çiftçisiydi. Adana-Ceyhan Tilkibucağı’nda 10.000 dönümlük araziyi 50 yıl boyunca işlemiş, pamuk yetiştirmiş, yerli üretimi desteklemiş bir çiftçiydi. Ve hep derdi ki; “Sofralarımıza ulaşan yemeğin, ekmeğin, meyvenin, sebzenin üretiminin temel taşı çiftçidir. Çiftçi, alın teri demek, emek demektir”. Çiftçi hikayeleriyle büyümüş bir torun olarak aynı zamanda hepimizin hatırlayacağı gibi çocukluğumuzdaki yerli haftaları benim için unutulmaz mesajlardı. Çok iyi hatırlıyorum; bu hafta boyunca yerli malı kullanımının önemi vurgulanır, kullanılacak ürünlerin ülkemizde üretilen ürünlerden tercih edilmesi konusunda bilinçlendirilme yapılırdı. Yerli malın ürünlerinin iş gücüne ve ülke ekonomisine sağlayacağı önemli katkının özellikle altı çizilirdi.

Ben ekonomist değilim dolayısıyla bilir bilmez yorumlar asla yapmam ancak deneyimlerim ve gözlemlerimden yola çıkarak naçizane şunu söyleyebilirim; çeşitli üreticilerle çok sık bir araya geldiğimde birebir deneyimlediğim, sıklıkla şahit olduğum durumlar çok net gösteriyor ki özellikle de son yıllarda ciddi artış gösteren ithal ürünler, yerli üreticiyi çok zor durumda bırakıyor. İşbirliği yaptığım yerli üreticilerin, ithal ürünlerin fiyatlarıyla rekabet edemediği için de ayrıca yaşam savaşı verdiğini görüyorum. Daha önce de belirttiğim gibi, son yıllarda özellikle sağlıklı beslenme trendiyle birlikte beslenme gereksiniminin tarımsız olamayacağı aşikar, tarımın da çiftçisiz olamayacağı aşikar. Dolayısıyla, Türk tarımını, çiftçisini ve üretimi desteklemek, korumak ve ayakta tutmak için gerekli kaynakları sağlamalıyız. Fooders da küçük bir girişim olarak elinden geleni yapmaya çalışıyor.

Tags

granola
öğün

benzer içerikler

Tavsiye edilen içerikler