Be Well

Hindoloji ve çakralar

Hindolog Didem Öztabak çakraların ne kadar güçlü olduğunu ve onları nasıl doğru kullanabileceğimizi anlatıyor.
Reading time 9 minutes

Hindoloji nasıl bir bilim dalı? Sadece bir dili değil koca bir kültürü öğreniyorsunuz değil mi?

Hindoloji Hint kültürü, dili, felsefesi ve edebiyatı üzerine kurulmuş bir anabilim dalı. Bölümde Sanskrit dili üzerine de çalışılıyor. Sadece dil değil tüm Hint kültür ve medeniyeti ile ilgili dersler mevcut.

Sizin Hindoloji yolculuğunuz nasıl başladı?

1995 senesinde liseden mezun olduğumda Ankara Üniversitesi Dil ve tarih-coğrafya fakültesinde Latin dili ve edebiyatını kazandım. O bölümde okurken saatleri uyuyor diye Hindoloji Anabilim dalından seçmeli dersler almaya başladım ve bölümü çok sevdim. Özellikle Hint felsefesi dersleri beni çok etkiledi. Sonrasında da Latin dili ve edebiyatını yarıda bıraktım. Üniversite içerisinde yatay geçiş olmadığı için tekrar üniversite sınavına girerek Hindoloji anabilim dalını kazandım ve oradan mezun oldum.

Çalıştığınız konularla ilgili workshop’lar da veriyorsunuz. Bu workshoplara insanlar nasıl katılabilir? Oralarda neler öğrenirler?

Workshopları düzenli olarak sosyal medyadan duyuruyoruz. @hindolog.didemoztabak instagram adresinden her türlü etkinlik programını takip edebilirler. www.didemoztabak.com web adresinden Etkinlik Takvimimizi ve yine Youtube'da hindologdidemoztabak'tan da yakında baslayacak olan Canlı Yayın ve Online Kapalı Grup çalışmalarını takip edebilirler. Workshopların her biri ruh, zihin ve beden dengesi üzerine kurulu. Her workshopta hem bilgi aktarımı hem de deneyimsel süreçler var. İçerikler herkes için çok uygun ve hiçbir deneyim gerektirmiyor. Workshoplara katılanlar katıldıkları konunun gerçekten ne demek olduğunu sade bir şekilde öğreniyorlar ve benim için çok önemli olan nokta ise konuyla ilgili hayatlarında nasıl değişiklikler yapabilirler, uzun vadede kendileriyle nasıl çalışabilir öğreniyorlar.

Gelecekte nasıl organizasyonlarınız var?

Şu anda bitmek üzere olan bir kitap yazıyorum. Ankara ve İstanbul workshoplarının yanı sıra yurtdışında da workshoplar gerçekleştirmek için adımlar atıyoruz.

ÇAKRA MESELESİ

Çakralarla ilgili çalışmalarınız ne zaman başladı?

Çakra sistemini Yoga ile birlikte öğrendim. 1995 yılında ilk Hint felsefesi, Hint edebiyatı derslerini almaya başladığımda Yoga sistemi derslerde oldukça sık geçiyordu. Çakralar ile ilgili kendi özel ilgi alanıma girdiği için hem çok okudum ve çalıştım hem de çakralara olan ilgim beni reiki gibi enerji çalışmalarına yönlendirdi.

"Çakraların kişilerin ruh, zihin ve beden durumlarına göre herkesin kendine özel dönüş hızları var. Dengemiz bozulduğunda dönüş hızları ya çok yavaşlıyor ya da çok hızlanıyor."

Çakralarımızın kapalı olup olmadığını nasıl anlarız? Bunun ipuçları nelerdir?

Çakra sistemiyle ilgili beni tanıyan herkes en az bir kere çakralar kapanmaz dediğimi duymuştur. Dilimizde sıklıkla kullanılıyor ancak doğru bir anlatım değil. Çakralar omurga hizası boyunca sıralanmış enerji sarmalları, klasik Hint felsefesine göre 7 ana çakra var. Bunlara dönen çarklar da diyebiliriz. Zaten kelime anlamı olarak ta çark, tekerlek demek. Yani bedenimizde omurga hizası boyunca yerleşmiş dönmekte olan 7 enerji çarkından bahsediyoruz. Kişilerin ruh, zihin ve beden durumlarına göre herkesin kendine özel dönüş hızları var. Dengemiz bozulduğunda dönüş hızları ya çok yavaşlıyor ya da çok hızlanıyor. Her iki durumda da kişide belirli hastalıklar, dengesizlikler meydana geliyor. Eğer ki hayatımızda bir hastalık, tekrar eden negatif bir döngü ya da bir dengesizlik hali var ise bu durum mutlaka en az bir çakra ile ilgilidir ve çalışma gerektirir. Örneğin kişi kendini bir yere ait hissedemiyorsa kök yani birinci çakrası az çalışıyor olabilir. Hayatı tamamen maddi olarak algılıyor sadece para düşünüyor ise de kök çakrası çok çalışıyor olabilir. Yani az ve çok çalışması durumunda görünen sonuçlar ve nasıl çalışılıp denge haline geleceği tamamen farklıdır.

Neden sıradan bir insanın çakraları kapanır?

Hepimiz gün içerisinde birçok iş yapıyoruz, duygu durumu yaşıyoruz, kalabalıklara maruz kalıyoruz. Dikkatimiz iç dünyamızdan çok dış dünyada. Kendimizle, duygularımızla bağlantımız kopuk. Bir de üstüne sağlıklı beslenmiyor ve fiziksel egzersiz yapmıyorsak tüm bu faktörler bir araya geliyor ve kişinin çakra sisteminde dengesizlikler oluşmaya başlıyor. Çakra sistemi derken bir enerji sisteminden bahsettiğimiz için 7 çakrayı bıçak gibi birbirinden ayıramayız. Herhangi bir çakrada oluşmaya başlayan denge kaybı diğer çakralara kolayca akıyor. Kişinin ruh, zihin ve beden dengesi artık bu dengesi kaymış çakra sistemiyle birlikte var oluyor. Hayat algısı ve gerçekliği de elbette bu dengesizlikten nasibini alıyor.

Peki, bu tıkanıklığı açmak için bize basit egzersizler önerebilir misiniz?

En etkili egzersizler nefes egzersizleri ve yoga duruşları. Uygulaması herkes için uygun olan bir nefes tekniği önerebilirim. Sol baş parmağınızla sol burun deliğinizi kapatarak 1 dakika boyunca sağ burun deliğinden nefes alın ardından 1 dakika boyunca da sağ baş parmağınızla sağ burun deliğinizi kaparak sol burun deliğinden nefes alın. Bu nefes tekniği eril ve dişil enerji yani beynimizin sağ ve sol kısmını dengeye getirmek için oldukça etkili. Gerçek etki elbette ki düzenli pratikten geçer. Her akşam uygulayan kişilerde hem kısa hem de uzun vadede enerji sistemlerinde olumlu dönüşümler meydana gelir. Yoga duruşları için ise bence yoga mutlaka en azından bir süre hoca eşliğinde yapılmalı. Belirli duruşları ve etkilerini öğrendikten sonra kendimiz evde uygularsak daha sağlıklı olur.

Gündelik hayatımızda temel günün akışını düzene sokmak için hangi çakramız üzerine çalışmalıyız?

Bunun cevabı herkese göre değişir. Tamamen kişinin ihtiyacı ile alakalı. Harekete geçmekte zorlanan bir yapı kök çakrası üzerine çalışırsa etkili olur. Öfke problemi olan bir kişi ise mide çakrası üzerine çalışırsa olumlu sonuçlar görecektir. Daha önce de söylediğim gibi her çakra birbiriyle etkileşim halinde bu sebeple hangi çakrayı çalıştığınızdan çok nasıl çalıştığınızın önemi var. Örneğin kök çakrası çok çalışan bir kişi bilinçsiz bir şekilde kök çakrasını daha da hızlandıracak egzersizler yapıyorsa burada sorun daha da büyür. Çakra çalışabilmek için her bir çakranın az ve çok çalıştığında oluşan durumları ve bunları merkeze-dengeye getirmek için gerekli çalışma tekniklerini bilmek gerekir.

Hangi çakra kaderimizi en çok etkiliyor? Tek bir tanesini öne çıkarmak mümkün mü sizce?

Kader çok geniş ve iddialı bir konu. Bu konularla ilgili kimsenin net olarak bir bilgisi olduğunu düşünmüyorum sadece yorum yapılabilir. Benim yorumum ise kaderimizin eylemlerimizle direk bağı olduğunu düşünüyorum. Yaptığımız küçük ya da büyük her eylem bir sonraki eyleme etki ediyor. Elbette etrafımızda da başka insanlar, doğa, her türlü canlı başka eylemler üretiyor ve tüm bu eylemler bazı noktalarda birbirleriyle kesişiyor. Yaptığımız eylemler, kesiştiğimiz insanlar ve olayların bütünü kaderimiz olmuş oluyor. Bu açıdan bakarsak bu konu kök çakranın alanına giriyor. Daha büyük bir açıdan bakarsak eğer çok büyük bir planın içinde yer alıyoruz. Bizim dışımızda ilahi bir güç, kontrol edemediğimiz birçok durum var. Eylemlerimizi ne kadar düzenlersek düzenleyelim bir akışın içerisinde vardığımız noktalar var. Hayat deneyimlerimiz var. Bu açıdan bakarsak ta bu konu tepe çakranın alanına giriyor. Benim için en uygunu o an için elinden gelenin en iyisini yapıp sonucu ilahi düzene bırakabilmek ki bu da oldukça akışkan ve temiz bir çakra sistemi gerektirir.

Tags

benzer içerikler

Tavsiye edilen içerikler