HOMMES

Yeni Calvin Klein

Bir Amerikan ikonunu yeniden büyük yapmak entellektüel bir Belçikalı’ya düşerse…
Reading time 2 minutes

New York Moda Haftası’nın tartışmasız en merakla beklenen defilesiydi. Oldu ve bitti. Calvin Klein, Raf Simons kreatif direktörlüğündeki yeni dönemine, Amerikan klasiklerine Avrupalı yorumlar ve politik mesajlarla girdi.

Yeni vizyona dair ilk tüyoyu, defileden birkaç gün önce paylaşılan Calvin Klein 2017 İlkbahar/Yaz ‘American Classics’ kampanyası görüntülerinden almıştık. Markanın Marky Mark günlerinden başlayarak ‘celebrity’ kültürü ile özdeşleşen ve giderek sıradanlaşan tavrı yerine, ilgiyi modeller ve hatta kıyafetler üzerinden alıp Andy Warhol, Richard Prince ve Sterling Ruby’nin işleri üzerine çeviren bu yaklaşımın resim altında, Calvin Klein’ın artık daha entelektüel bir kulvarda durduğu yazılıydı. Zaten Raf Simons’dan da tersi bir durum beklenemezdi.

/

Manhattan’daki Calvin Klein merkez üssü lobisinde, Sterling Ruby’nin Amerikan toplumu üzerindeki baskı, ekonomik çöküş ve vahşet gibi olumsuzlukları konu alan bir enstalasyonu altında gerçekleşen defilede, fon müziği olarak seçilen David Bowie’nin ‘This is not America’ şarkısı da sadece melodik bir tercih olmasa gerekti. Zira modeller podyumda yürüdükçe, Western’den Wall Street’e, işçi tulumlarından bando üniformalarına kadar Amerika’yı Amerika yapan değerler ve çeşitliliğin önümüzden geçtiğini gördük. Karşımızdaki tabloda cinsiyet ayrımı da yoktu. (Kadın ve erkek modeller neredeyse birbirlerinin aynı giyinmişlerdi). Şeffaflıkları bile aynıydı. Ve Raf Simons’un ilk Calvin Klein defilesi, ülkenin yüksek gerilimli yeni politik ikliminde, birilerine ‘gerçek Amerika bu’ mesajını veren bir geçide dönüştü.

Tags

benzer içerikler

Tavsiye edilen içerikler