MODA

Tipografik moda

Sosyal medyanın en güçlü pazarlama araçlarıdan logomania trendinin yükselişi hızla devam ederken Burberry, Louis Vuitton, Longchamp ve Miu Miu gibi markalar monogramların öne çıktığı kapsül koleksiyonlara imza atıyor.
Reading time 8 minutes

Logo nedir? Wikipedia’da bu kelimenin açıklaması şu şekilde gerçekleşiyor: “Halkın tanımlanmasına ve tanınmasına yardımcı olmak ve tanıtmak için kullanılan bir grafik işaret, amblem veya semboldür. Soyut veya figüratif bir tasarıma sahip olabilir ya da bir sözcük işaretinde temsil ettiği adın metnini içerebilir.” Tarih boyunca markalaşma sürecinin bir ayağı olan logolar, kimi zaman statü sembolü olarak kimi zaman ise mizahi bir unsur ya da ironik bir detay olarak karşımıza çıktı. Ancak hiçbir zaman 2010’lu yıllardaki kadar moda dünyasında bu kadar büyük ve etkili bir yer edinmemişti kendisine... İçinde bulunduğumuz dijital çağda logo ve monogramlar en önemli pazarlama araçlarından biri olarak varlığını koruyor.

 

Yeni nesil emoji’ler

Grafik tasarımın modanın kalbinde ve ruhunda attığı, Tommy Hilfiger, Calvin Klein, Donna Karan gibi markaların logoları ile sokak modası ile spor giyimi harmanlandığı 80’lerin sonu ve 90’ların başında başlayan logomania trendi, 2000’li yıllarda Phoebe Philo ile başlayan minimalizm akımıyla yok olmaya yüz tutmuştu. Ta ki Tumblr ile birlikte sokakta herkesin birbirine “Bugün ne giyiyorsun?” sorusunu sormaya başlaması ve Instagram’da #OOTD (Outfit Of The Day) etiketi yükselişe geçene dek. Instagram zaman akışında oldukça hızlı bir şekilde yukarıdan aşağı inerken markaların 0,25 saniyede dikkatimizi çekmek zorunda oluşunun da etkisi tabii ki göz ardı edilemez. Birçoğumuzun genellikle fotoğrafta tag’lenen isimler ve markalara ya da post metnine bile bakmaya üşendiği günümüzde logo ve monogramlar kısa sürede istenilen tüm mesajı verme özelliğine sahip. Grafiksel ve renkli duruşlarıyla sosyal medya kullanıcılarının oldukça kısa bir sürede dikkatini çekerken fotoğraftaki parçanın hangi marka/tasarımcıya ait olduğunu da çaba sarf etmeden anlama şansına sahip oluyoruz. Bu da kelime dağarcığımıza yepyeni bir moda terimini daha ekliyor: Tipografik moda.

Her birimizi birer selfie ve fotoğraf tutkunu yapan, günde ortalama 90 ile 120 dakikamızı geçirdiğimiz ve sadece moda konusunda değil, hayatın her alanına dair yeni şeyler öğrenip ilham aldığımız Instagram’ın merkezinde yer aldığı sosyal medya çağında logolar bir parçanın kimliğini oluştururken fark edilebilir olmasına yardımcı oluyor. Aslında logoların bir nevi yeni nesil emoji’ler olduğunu da söyleyebiliriz. Bu emoji’ler sayesinde Instagram’da yer alan bir fotoğraf artık günümüzde en az şehir merkezinde yer alan bir billboard kadar pazarlama konusunda etkili bir konuma sahip. Bu nedenle de markalar logo ve monogramlarını yeniden tasarımlarında gündeme getirmeye başladılar. Geçtiğimiz yıl tişörtlerde başlayan logomania trendi, 2018-19 Sonbahar-Kış sezonunda Fendi Baguette ve Dior Saddle gibi çantalarla yükselişe geçti. Ve bu durum 2019 İlkbahar-Yaz sezonunda Gucci çorap ve pantolonlarda, Fendi sweatshirt’lerde, Saint Laurent Chanel gömlek cebi ve kemerlerde, Burberry elbiselerde karşımıza çıkarak bizleri şaşırtmaya devam etti. Celine, Balmain, Calvin Klein, Balenciaga ve Diane Von Furstenberg gibi markalar bu yarışa yepyeni logo tasarımlarıyla giriş yaparken bazı markalar ise çeşitli kapsül koleksiyonlarla logolarında küçük grafiksel oyunlar oynayarak dikkatleri üstüne çekiyor. Her ne kadar bazı gelenekselci isimler Céline’nin logosundaki aksanın kalkması ya da Yves Saint Laurent’den Yves’in çıkarılmasını eleştirseler de, son zamanlarda art arda yapılan girişimler logomania trendinin uzun bir süre daha gündemde olacağını herkese kanıtlıyor. Ancak podyumları ve sokakları etkisi altına alan bu trendin avantajları olduğu kadar, zorlayıcı tarafları da bulunuyor.

 

Longchamp’ın değişen yüzü

Christian Dior, Chanel, Burberry, Louis Vuitton, Saint Laurent, Balenciaga, Balmain... Her biri nesilden nesle geçen farklı genetik kodlara sahip sektörün en köklü moda evleri. Bu markaların günümüz dijital dünyasında varlığını korumak hatta güçlendirmek adına kreatif direktörlerine büyük bir iş düşüyor. Sadık müşteri portföyünü kaybetmeden yeni nesil tüketicileri de bu portföye eklemek hiç şüphesiz oldukça zorlayıcı bir süreç. Özellikle de “logomania” gibi abartılı, ironik ve belki de bazıları için görgüsüz bir trend söz konusu olduğunda. Abartılı logoları markanın genetik kodlarından uzaklaşmadan sofistike bir duruşla yorumlayan tasarımcılar 2019 yaz sezonuna yepyeni kapsül koleksiyonlarla giriş yapıyor. Bunlardan ilki Nicolas Ghesquiere imzası taşıyan Louis Vuitton Monogram Giant koleksiyonu. 1896 yılında Georges Vuitton tarafından Asnières’deki aile mutfağındaki Gien toprak kiremit üzerindeki dört yapraklı çiçek deseninden ilham alınarak hazırlanan iç içe geçmiş L ile V harfleri moda dünyasında mükemmelliğin ve zanaatın sembolü olarak benimsenmiştir. Tarih boyunca Stephen Sprouse, Takashi Murakami, Richard Prince ve Yayoi Kusama tarafından farklı şekillerde yorumlanan bu ikonik logo bu yaz hiç olmadığı kadar büyük bir boyutta karşımıza çıkıyor. Speedy çanta, Zippy cüzdan, Reversible kemer, XL Shawliconic eşarp gibi ikonik parçaların yer aldığı kapsül koleksiyonun hangi markaya ait olduğunu büyütece ihtiyaç duymadan keşfedebiliyorsunuz.

2019 İlkbahar-Yaz en beklenmedik koleksiyonların biri de Burberry’e ait. Markanın kreatif direktörü olarak göreve başladıktan sonra grafik tasarımcı Peter Saville ile bir araya gelerek Thomas Burberry’nın birbirine geçiştirilmiş TB harflerinden oluşan monogramı günümüze uyarladı. Bu monogram ile hazırlanan hazır giyim ve aksesuar tasarımları ise Gigi Hadid’in kampanyasında yer aldığı Thomas Burberry Monogram koleksiyonunda bir araya geliyor. Kampanyada sofistike bir hanımefendi, tipik geleneksel bir İngiliz beyefendisi, Sefiller müzikalindeki gazeteci çocuğu andıran bir erkek çocuğunu ve isyankar bir kız çocuğu olmak üzere dört farklı karaktere hayat veren Hadid logomania trendiyle hem sofistike hem de sportif görünebileceğini herkese kanıtlıyor. Hadid’in en yakın arkadaşı Kendall Jenner da onun gibi yaz sezonunda monogramlı tasarımları öne çıkarıyor. Geçtiğimiz yıl değişim sürecine giren Longchamp’ın marka elçisi olan genç model, markanın Şubat ayında gerçekleşen New York Moda Haftası kapsamında ufak ipuçları verdiği yeni LGP kapsül koleksiyonu için kamera karşısına geçti. 2019 yılında 100. yaşını kutlayan Bauhaus hareketinden alınan ilhamla hazırlanan bu geometrik logo neon renkleriyle göz alıcı optik bir illüzyon yaratıyor. Bu logo ile hareketli bir şehir hayatına sahip kadın ve erkekleri kendine hedef alan Fransız aksesuar markası baştan aşağı renkli monogramların yer aldığı naylon çanta tasarımlarıyla bu yaza damgasını vuracak. Özellikle hem deri hem de naylon kumaşla hazırlanan Le Pliage çantası yaz tatillerinin yeni vazgeçilmezi olmaya aday. Saint Laurent’in 2019 İlkbahar-Yaz sezonuna özel lanse ettiği Monogram All Over çanta koleksiyonu ise altı farklı parçadan oluşuyor. Siyah ve bordo olmak üzere iki farklı renkte üretilen süet Bucket, Camera ve Satchel modelleri ileride torunlarına nesilden nesle geçecek bir çanta miras bırakmak isteyenlerin kalbini kazacak gibi görünüyor. Ayrıca bu kapsül koleksiyonlar dışında logomania trendi Valentino’nun geçtiğimiz yıl lanse ettiği VLTN logosu ile Miu Miu’nun yeni monogram deseni sezonun öne çıkan detayları arasında. Eğer 2019 İlkbahar-Yaz sezonunda Jacquemus, Nina Ricci, Bottega Veneta, Proenza Schouler, Roksanda, Victoria Beckham gibi markaların minimal siluetlerine bir alternatif arıyorsanız, yükselişi devam eden logomania trendi sizlere önerimiz arasında.

 

benzer içerikler

Tavsiye edilen içerikler