MÜCEVHER

Anissa Kermiche ile sanat ve mücevher

Mühendislikten mücevhere oradan seramiğe uzanan bir yolculuk onunki. İçindeki tasarım tutkusunu sanatla entegre eden Anissa Kermiche, mücevherlerinde kadın vücudunu vurgulayarak giyilebilir sanat eserleri ortaya koyuyor.
Reading time 8 minutes

O Londra’da yaşayan bir Fransız. Anissa Kermiche, yedi yıl önce mühendisliğin gri dünyasından kendini kurtarıp çocukluğundan beri tutkusu olan mücevherleri giyilebilir sanat eserlerine dönüştürerek sesini duyuruyor. Kadın vücudunun sanat tarihi boyunca yer aldığı önemli alanı mücevherat ile buluşturuyor. Kermiche’in tasarım dili, iç mimariye olan ilgisiyle son dönemde yaptığı seramiklerde de görülüyor. Göze çarpan ve insanların tepki vermesini sağlayan mücevherlere imza atan Anissa Kermiche’i yakından tanıyoruz.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Fransa’da doğdum ve 27 yaşındayken mühendislik kariyerimi bırakıp oldukça geç bir yaşta mücevher okumak için yedi yıl önce Londra’ya taşındım. Asla kurumsal bir yaşam bana göre değildi fakat sanatsal bir kariyer ailem için hiçbir zaman bir seçenek olmadığı için bilimsel bir meslek yapmam gerekti. Londra’daki ilk üç yılımda 3D baskı ve bilgisayar destekli tasarım okudum ve hemen sonra markamı kurmaya başladım. Londra bana açık fikirli ve cesur ve yüksek bir marka yaratmama izin vererek Paris’in bana gerçekten vermediği şansını verdi. Markam hemen başarı yakaladı ve Matchesfashion, Net-a-Porter ve  Browns gibi büyük perakendeciler bana güvendi ve bana destek vererek işimin büyümesine yardımcı oldu.

Mücevhere olan ilginiz nasıl başladı? 

Klişe gibi gelecek ama mücevher tutkum çocukluğumdan geliyor. Çocukken annemin mücevher kutusunu karıştırmaya bayılırdım tüm mücevherlerini denerdim. Doğum günlerim için hediye olarak sadece mücevher isterdim. Kopmuş kolye zincirleri ayak bileğime, başıma ve parmaklarıma dolayarak mücevherler yapıyormuş gibi oynardım. Mühendislik yaparken, öğle yemeği molalarımı boncuk satın almak ve mücevher yapımını öğrenmek için kullanırdım. Her zaman içimde olan bir tutkuydu. Bu tutkunun beni asla bırakmayacağını biliyorum. 

Peki, mücevher sizin için ne ifade ediyor?

Mücevher, kadınlar için bir ifade ve özdeşleşme yoludur. Tasarımların tarih boyunca çeşitliliği ve kültürün kadınların mücevher takma şeklini etkilemesi beni büyülüyor. Afrika kültüründeki ve sembolik kabile mücevherlerinden Hint geleneksel parçalarına, taşların iyileştirici gücü gibi mücevher dünyası benim için çok şey ifade ediyor.

Markanızın tasarım dilline ilham veren nedir? Mücevher tasarımlarınızın özellikleri neler?

Tasarım ve estetiğin bulunmadığı, gerçekten erkeksi ve gri bir mühendislik dünyasından geldiğim için, tüm hayatım boyunca yapmak istediklerime benzeyen bir marka yaratmaya karar verdim. Kadınsı, eğlenceli ve ses getirecek bir marka. Heykel tutkumun da tasarımlarımda etkisi bulunuyor.

 

1588672167935876 popotele pot beige speckled1588672167947120 popotin pot black rubies boobies necklaces

Sizin için bir mutlaka olması gereken mücevher nedir? Mükemmel mücevher nasıl olmalı?

Bir trend olmadan önce hep farklı çift küpelerimi birleştirerek kullanırdım. Daha gençken bir çift küpe satın aldığımda, bir tekini arkadaşına verirdim ya da çifti aynı kulağımda yan yana takardım. Halhal için ayak bileğime uzun bir kolye sarmak veya eklem yüzüğü olarak çok küçük bir yüzük takmak gibi mücevherleri sıra dışı bir şekilde giymeyi her daim sevdimBenim için mutlaka olması gereken kadının boyun çizgisini vurgulayan bir inci gerdanlık gibi farklı uzunluklarda güzel bir kolye seti. Göze çarpan ve insanların tepki vermesini sağlayan kolyeler takardım. Mücevheri giyilebilir bir sanat olarak görüyorum, çünkü mücevher görünmemesi gereken bir şey değil. Bu yüzden Rubies Boobies kolyemi giymeyi seviyorum.

Tasarımlarınızda en çok hangi malzemeleri kullanıyorsunuz? 

İnci ile çalışmayı seviyorum. Mücevher tasarlarken incilerin dairesel şekli ve rengi ile oynamak ilginç oluyor. Çok farklı tasarım olanakları sunuyorlar. İnci, bana göre elmastan bile daha zarif ve zamansız bir materyal.

Kadın vücudu formu sadece mücevherleriniz için değil, aynı zamanda seramikleriniz için de bir imza. Bunu imza olarak seçmenizin herhangi bir nedeni var mı? Kadın formunun arkasındaki hikaye nedir?

Muhtemelen heykel ve genel olarak kadın bedenine olan aşkım. Mücevheri giyilebilir sanat olarak görmek, sanat dünyasında daha geniş olarak kullanılan heykelleri ve dokuları mücevherat ve seramiklerime adapte etmemi sağladı.

 

Peki, tasarımlarınıza ilham olan kadınlar hayatınızda nasıl bir rol oynadı?

Bekar bir anne tarafından büyütüldüm. Babam bizi erken yaşta terk etti. Bu yüzden annemin ben ve küçük kız kardeşimin istediğimiz her şeye sahip olduğundan emin olmak için çok güçlü bir karakter olması gerekiyordu. Hiçbir zaman gerçekten hiçbir erkeğe güvenmedim ve hayatımdaki kadınlar tarafından her zaman desteklendim. Moda dünyasına geldiğimde kadınların rekabetçi ve kaba olacağı söylendi fakat ben tam tersiyle karşılaştım. Kadınlar birbirlerine yardım eder ve birbirlerini anlarlar. Mühendislikte erkeklerle karşısında daha zorlu bir rekabet bulunuyor. 

Kimin için tasarlıyorsunuz? 

Cesur, cüretkar ve güçlü kadınlar için tasarlıyorum.

Tasarım yolculuğunuzda mücevherden heykele geçiş var. Bu süreç nasıl gelişti?

Mücevherler ve iç mimari kesinlikle çok sevdiğim iki alan ve gerçekten nasıl ikisini birleştirdiğimi açıklayamıyorum. Bunun bir aşk hikayesi olduğunu söyleyebilirim.

Seramikleriniz Instagram’da bir arzu nesnesi haline geldi. Bu kadar ilginin ve başarının sırrının nedeni nedir?

Muhtemelen tasarımlarım benim kuşağıma hitap ediyor, çünkü benimle aynı sanatçılardan etkilenerek büyüdüler, aynı sergilere gittiler ve aynı sanat sevgisine maruz kaldılar. Sanırım bu tasarımlarımı modern sanatta en sevdiğim döneme bir övgü olarak yaptım. Picasso’nun abartılı şekillerinden Brancusi’nin cesur heykellerine, Barbara Hepworth’un çalışmalarından Calder’in ana renklerine, bilinçaltımda tüm bu hayranlığın kalemi alıp bir işlevi olan küçük bedenler tasarlamasına izin verdim. Günümüzde sanat ve tasarım arasındaki boşluğun çok geniş olduğuna inanıyorum. Tasarım genel olarak oldukça sıkıcı. Vazo neden dairesel olmalı? Bir şamdan neden uzun ve sade olur? Vazolarım sanatsal şekilleri birleştirmek ve çiçek tutmak gibi gerçek bir işleve sahip oldu.

Aquazurra veya Rejina Pyo gibi başarılı tasarımcılarla işbirliği yaptınız. Bu işbirliklerinden biraz bahsedebilir misiniz? 

Aquazurra ile olan işbirliği, Net-a-Porter’ın harika satın alma ekibi tarafından gerçekleştirildi. Ben ve Edgardo arasındaki bir buluşma ayarladılar. Moda haftasının sıkı programları sırasında Paris’teki Ritz’in kafesinde çok romantik bir şekilde birlikte oturduk ve mücevher topuğa sahip bir ayakkabı ortaya çıkardık. Bu güne kadar, Edgardo’nun hayallerimi nasıl gerçekleştirdiğine şaşıyorum, tasarımımı mümkün kılmak ve küpelerimden birini topuğa dönüştürmek için fabrikasını zorladı. Rejina Pyo ise benimle kendisi iletişime geçti. Defilesi için beraber bir mücevher serisi tasarldık. Bugün hala parçalar çok ilgi görüyor.

benzer içerikler

Tavsiye edilen içerikler