YEMEK

Lian Beraha ile #WorkingOnRecipes üzerine

Abartıdan uzak, sade bir yemek, hoş sohbet ve keyifli dakikalar… Lian Beraha, Instagram hesabı @workingonrecipes’de tam olarak bunları bir araya getiriyor. Biz de dahil olmak istedik.
Reading time 6 minutes

“Hani ayakkabı tüm kıyafeti değiştirir derler ya, benim için de sofra düzeninde bıçak aynı görevi yapıyor” diyor Lian Beraha. Aslında kendisi Luxuryshoppers ve Lets Shop App’in kurucularından. Parsons School Of  Design’da moda okuduktan sonra altı sene Vakko’da Vakko Couture için satınalma yapmış, son sekiz senedir de ortağı Ezgi Apa ile stil ve marka danışmanlığı yapıyor. Fakat bu kez dikkatimizi Instagram’da oluşturduğu Workingonrecipes hesabındaki enfes yemek fotoğraflarıyla çekti. Profesyonel iş hayatının yanında hem sevdiği hem de eğlendiği bir hobi edinmiş kendisine. Yemek yapmak ve yemek stilistliği onun için keyif aldığı ve sevdiği insanları bir araya toplayıp, sohbetler eşliğinde güzel yemekleri paylaşmak için bir nevi araç niteliğinde. 

Workingonrecipes ile neler yapıyorsunuz?

“Bu benim için bir hobi aslında. Mutfakta annemle çok zaman geçirirdim, onun sayesinde hem yemek yapmayı hem de servis yapmayı çok seviyorum. Tariflerimin çoğu eski, bazıları ise yeni ve uydurma. Yemek dışında bitpazarlarından aldığım tabak, bardak ve servis takımlarımı da hesabımdan satıyorum. Sadece yemek yapmıyor, aynı zamanda sofra düzenine de vurgu yapıyorum.  Günümüzde sofra düzeni için sunulan seçenekler hep birbirinin aynısı ve ben yemek kadar sofranın da güzel olması gerektiği düşüncesindeyim.”

Stil danışmanlığı ile bu ‘hobiyi’ birlikte yürütmek zor oluyor mu?

“Hayır, olmuyor. Aksine, aksam işten eve dönerken, ‘Bugün ne pişirsem?’ diye heyecanlanıyorum. Onun dışında ev davetleri için pasta veya menü isteyen oluyor, onu da genelde hafta sonları yapıyorum. İsteğim, restoranlara dekorasyondan menüye ve sunuma kadar danışmanlık vermek aslında.”

İşinizin en sevdiğiniz yanı, bir başka deyişle yemek yapmanın en eğlenceli kısmı ne?

“En eğlenceli kısım paylaşmak ve yemeği sevenlere servis vermek. Kocaman bir masanın etrafında birbirlerini çok da tanımayan insanları yemek sayesinde birleştirdiğinizde, güzel geceler geçiyor ve anılar birikiyor. Bir de dışarıda yediğim ve çok sevdiğim bir tarifi eve gelip kendi kendime çözmeyi çok seviyorum.”

 

/

Masa dizaynı ve konsepti konusunda belli trendler var mı ve varsa bu sezonun trendleri neler?

“Açıkçası ben trendleri hiç sevmiyorum ve hepsini aynı buluyorum. Sofralarımda hiçbir düzene uymayarak daha mutluyum. Tabak ve çatallarım bitpazarından. Peçeteye ve Amerikan servise çok karşıyım. Biraz çiçek, biraz mum ve çok güzel yemek… Her şeyi karıştırmayı seviyorum, önemli olan doğallık. Bıçakların da çok önemi var benim için. Hani ayakkabı tüm kıyafeti değiştirir derler ya, benim için de sofra düzeninde bıçak aynı görevi yapıyor.”

Tariflerinizde en çok hangi tatları kullanıyorsunuz?

“Yemekte de mümkün olduğunca sadelikten yanayım. Hemen hemen her şeyi deniyorum. Önemli olan güzel, sade ve doğal ürünlerle yapılan bir tabak. İstanbul’da bunu bulmak çok zor; hep karışık soslarla bir şeylerin üzeri örtülüyor. Müthiş bir zeytinyağı, harika bir ekmek, peynir, şarap üçlüsü, doğal taze sebzelerle hazırlanmış basit bir tabak ve tam kıvamında pişmiş bir et daha önemli benim için. Sizin anlayacağınız soslarla hiç aram yoktur. Ama zeytinyağı, sarımsak ve biraz yeşillik ile harikalar yaratabilirim.”

Bu alanda takip ettiğiniz birileri var mı? Size neler ilham verir?

“Ben tariflerin birebir aynısını yapmıyorum. Bu konuda özgür olmayı tercih ediyorum. Dolayısıyla birebir takip ettiğim, tariflerini uyguladığım birileri yok. Mimi Thorisson’un dört günlük kursuna gitmiştim. Orada çok şey öğrendim ve onu çok seviyorum. Instagram’dan ise PTT, Vivant, Verjus ve Daniel Delafaise’yi  çok severek takip ediyorum.”

 

Sizce yemek yapmanın bir sırrı var mı?

“Tariflere uymamak, yemek yemeyi sevmek, malzemeleri göz kararı koymak, bir de çok fazla tatmak.”

Vazgeçemediğiniz tatlar?

“Her şeye zeytinyağı kullanabilirim.”

Yemek yapmak mı, yemek yemek mi?

“Önce yapmak, sonra yemek.”

Şu aralar organik besinler, sağlıklı beslenme, raw food gibi trendler revaçta. Sizin beslenme tarzınız nasıl? 

“Sağlıklı beslenmek önemli tabii, ama ben bu konunun üzerine gitmiyorum yemek yaparken. Benimki biraz eski usül. Evet, bazı şeyler sağlıklı değil ama abartmadan her şeyi yemek, en azından tatmak gerekir diye düşünüyorum. Ben şahsen sadece raw beslenme üzerine kuramazdım hayatımı.” 

Yemeklerini bizzat sizin yaptığınız bir cafe açmak ister miydiniz? Bu şekilde bir planınız var mı?

“Açıkçası hem şu an öyle bir bütçem yok, hem de büyük bir yer istemiyorum. O sebeple böyle bir planım yok. Ben daha çok ev dışında kullanabileceğim bir mutfağım olsun isterdim. Bilen gelsin, o gün ne pişirdiysem tatsın, müzik eşliğinde güzel sohbetler olsun isterdim. Burada workshop ve baze geceler özel yemekler yapabileceğim büyük bir de masa isterdim. Yani hayallerim sadece bir şeyler paylaşmak üzerine. Bugüne kadar ne hayal ettiysem en doğru zamanda gerçek oldu. O yüzden bu düşüncelerim için de doğru zamanın gelmesini bekliyorum.”

 

benzer içerikler

Tavsiye edilen içerikler