Be Well

Canlandırıcı tıp yükselişte

Hayat enerjimizi geri kazanmak amacına geliştirilen Canlandırıcı Tıp hakkında merak edilenleri SHA Wellness Clinic’ten Dr. Rosario Garcia açıklıyor.
Reading time 6 minutes

Her geçen gün artan şehir trafiği, küresel ısınma, aynı anda birden çok iş yapma arzusu, gecenin geç saatinde gelen e-postalar, hiç durmayan Whats app grup yazışmaları derken artık biz metropol insanları eski nesillere oranla daha erken yaşlanmaya ve kendimizi yorgun hissetmeye başladık. Sağlıklı bir yaşama sahip olmak ve kendimize vakit ayırmak günümüzde “yeni lüks” olarak tanımlanıyor. Bu da beraberinde sağlık turizmine olan ilgiyi arttırıyor. Geçtiğimiz aylarda açıklanan bir rapor doğrultusunda 2018 yılında sağlık turizmi tüm dünyada 639,4 milyar dolarlık bir hacim kazanmış. Bu turizm rotalarından biri de Valencia yakınlarındaki Alicante kasabasının tepesinde konumlanan, muhteşem bir Balear Denizi manzarasına sahip beyazlar içindeki Sha Wellness Clinic.

Alfredo Bataller tarafından 2009’da kurulan ve misafirlerine 360 derece bir yenilenme vaat eden sağlık kliniğinde makro-biyotik beslenme yöntemi öne çıkarken farklı ihtiyaçlara uygun 80’den fazla terapi yer alıyor. Aralarından bizim en çok dikkatimizi çeken ise Dr. Rosario Garcia tarafından uygulanan Revitalising Medicine kategorisi oldu. Günlük yaşam karmaşasında kaybettiğimiz enerjiyi konaklama süresince geri kazandırmayı hedefleyen “Canlandırıcı Tıp” hakkında merak ettiklerimizi işin uzmanından dinledik.

1567363940977504 exteriors pool area 41567363941216779 sha chef nutritionist cmyk
1567363941213145 sha aqua relax 2 1567363941387395 sha academy cooking class

Son zamanlarda “wellness” kelimesi birçoğumuzun hayatının merkezinde. Her gün yeni bir sağlıklı yaşam terimiyle karşı karşıya kalıyoruz. “Canlandırıcı Tıp” da bunlardan biri. Son zamanlarda oldukça ilgi gören bu tıp dalından biraz bahsedebilir misiniz?

Kendimizi canlı hissetmemiz hayatımızı devam ettirmemiz adına oldukça önemli. Sonuçta zindelik, enerji ve kuvvetle eş anlama geliyor. Çevresel dış etkenleri, sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklar, stres, yoğun çalışma hayatı ve yaşlanma organizmamıza zarar vererek enerji kaybına neden oluyor. Canlandırıcı Tıp ise çeşitli terapiler, özel beslenme programı ve besin takviyeleri ile daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşam için vücudun yeniden doğal enerji üretimi sağlamaya teşvik ediyor. Bunun için de ilk adım hastayı yakından tanımaktan geçiyor. Hastanın biyolojik durumu, alışkanlıkları ve yaşam tarzı doğrultusunda kişiye özel bir tedavi yöntemi ortaya çıkıyor.

Canlandırıcı Tıp’ın temel amacı nedir?

Bizleri hayatta tutan vücudun temel yaşam mekanizmasını olabilecek en iyi duruma getirmek. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve bizleri kronik hastalıklara karşı koruyan kan hücreleriyle dokuların yeteri kadar oksijenlenmiş olmasını sağlamak. Vücuda geri dönüşü olmayan zarar veren serbest radikallerle savaşmak, başta karaciğer olmak üzere birçok organı toksinlerden arındırmak ve biyolojik bir temizlik yapmak temel amaçlarımız arasında yer alıyor.

Ne yazık ki günümüzde vücudumuzu olumsuz etkileyen çevresel faktörler geçmiş yıllara oranla oldukça fazla.

Sağlık ile çevre birbirinden ayrılmayan ve sürekli etkileşim içerisinde olan iki konsept. Ve ne yazık ki bu etkileşimi durdurmak mümkün değil. Nefes alırken içimize çektiğimiz havada, içtiğimiz suda, tükettiğimiz sebze ve meyvelerde, hatta cildimize uyguladığımız kremlerde bile vücuda zarar veren çeşitli toksinler bulunuyor. Yapılan araştırmalar endüstriyel ülkelerde hastalıkların yüzde 20’sinin çevresel faktörlerden dolayı meydana geldiğini gösteriyor. Bu nedenle de günümüzde birçok hastalığın çevresel bir bileşeni bulunuyor. Fibromasküler doku iltihabı, kronik yorgunluk sendromu, elektrikli aletlere hassasiyet, birden çok kimyasal maddeye alerji gibi... Bu faktörlerin bazen stres ve depresyon gibi ruhsal etkileri, bazen de astım ve hormonal dengesizlik gibi fiziksel etkileri bulunuyor.

Peki, bu zararlı çevresel faktörlere kendimizi nasıl koruma altına alabiliriz?

Yaşam kalitenizi arttırmanız oldukça önemli. Faydalı ve mevsimsel besinler tüketmek, şeker gibi yapay içeriklerden uzak durmak, egzersiz yapmak, stres yönetimi ve vücudun doğal mekanizmasını korumak adına çeşitli detoks yöntemlerine başvurmak. İşte bu noktada Canlandırıcı Tıp devreye giriyor.

/

Bu kategori kapsamında hangi terapiler öne çıkıyor?

Canlandırıcı Tıp kategorisinde Ozone, Biological Serum ve Intravenous Laser adlı üç farklı terapi yer alıyor. Bunları bazen hastanın ihtiyacına göre bir arada, bazen ise tek başına ya da çeşitli vitaminler ve besin takviyelerden destek alarak uyguluyoruz. Daha detaylı açıklamak gerekirse Ozone Therapy’de ozonun antioksidan, oksijen verme ve yenileyici özelliğinden faydalanma adına vücuda hastanın talebine göre intramüsküler ya da damardan ozon takviyesi yaparak yaşlanma sürecini yavaşlatıyor; Biological Serum Therapy’de özel bir serum enjekte ederek vücuttaki serbest radikallerle savaşan, stres yönetimini destekleyen ve bağışıklık sistemini koruyan vitamin ile mineral oranlarında artış sağlıyor; en yeni uygulamalarımızdan biri olan Intravenous Laser Therapy’de ise görünür spektrum ışığıyla damar içlerine ulaşarak vücudun genel performansını geliştirerek enerji, güç ve direnç kazanmasına yardımcı oluyoruz. Bu nedenle daha kaliteli bir yaşama sahip olmak adına yılda bir kere, birkaç günlüğüne bu programlara başvurmakta fayda var.

Canlandırıcı Tıp alanında araştırmalar devam ediyor. Önümüzdeki yıllarda sizce hangi uygulamalar ya da çalışmalar öne çıkacak?

Yapılan araştırmalar davranışlarımız ile yaşam tarzımızın genleri etkilediğini göstermektedir. Bu nedenle de bilim adamlar epigenetik alanında dikkat çekici girişimlerde bulunuyorlar. Ayrıca kişiye özel hazırlanan sağlık ve beslenme programları, kremler de yükselişte. Bunlarla birlikte mikrobiom da geleceğin yükselen wellness trendleri arasında yer alıyor.

Tags

benzer içerikler

Tavsiye edilen içerikler