Yeni yılın ilk günlerinden itibaren kendimizi, sadık kalmayı umduğumuz alışkanlıklara, titizlikle planlanmış zaman çizelgelerine ve ajandanın sıkışık satırlarına hapsolmuş bulduk. Adeta durmaksızın bir çaba harcadık; her anı verimli kılmaya çalıştık, ama çoğu zaman bu çaba, üretkenlik değil, yorgunluk ve hafif bir tatminsizlik duygusu bıraktı geride. Reverse to-do list’in önerdiği bakış açısı tam da burada devreye giriyor: Ne kadar yapmadığımız değil, neyi başardığımız görünür hâle geldiğinde, günlük yaşamın temposu bir anda hafifliyor ve başarı hissi geri dönüyor.