MÜCEVHER

Lily Aldridge ile mücevher tutkusu üzerine

Bulgari'nin yeni marka elçisi Lily Aldridge ile Roma merkezli global efsanenin yeni koleksiyonu ve reklam kampanyasını yüz yüze konuştuk.
Reading time 5 minutes

Temmuz 2016, Paris. Saray yavrusu bir malikanedeyiz. İtalyan Büyükelçiliği’nin Haute Couture Moda Haftası dahilinde kapılarını açtığı Bulgari, son High Jewellery koleksiyonu Magnificent Inspirations için özel bir sunum ve kokteyl düzenliyor. Patlayan flaşların ardından markanın mücevher tasarım direktörü Lucia Silvestri beliriyor. Bir gün önceki röportajımızda bahsettiği mücevher süslemeli kemer tasarımıyla ışıl ışıl ve gururlu. Kendisi, mesleğe başladığı İtalyan efsane için oldukça uzun zamandır çalışıyor ve yarattığı son parçalarda da adeta tüm bilgeliği dile geliyor; mavileri kutlayan Akdenizli DNA’sı, altınlardan yansıyan Roma mimarisi, tüm taşkınlığıyla İtalyan yaratıcılığı... Ancak bu sefer tasarımlarda bir rahatlık, bolluk ve sınırsızlık seziliyor. Sanki Bulgari hem bu ilham kaynaklarını yücelterek hem de kendine koyduğu sınırları ortadan kaldırarak yüksek mücevheratta yeni bir seviyeye erişiyor.

Eylül 2016, New York. 2017 İlkbahar-Yaz koleksiyonlarını sunan onlarca moda tasarımcısının etkinliği arasında, Bulgari butiğinde bu sefer objektifler meşhur tek bir yüze dönmüş, kendisi de heyecanlı ve çekingen bir hava içinde Mario Testino’nun imzasını taşıyan Larger Than Life reklam çekimini anlatıyor. İtalyan asıllı Amerikalı top model Lily Aldridge ile konferans sonrasında yan yana geldiğimizde, hızlıca güzellik algısı ve mücevher markası ile nasıl kesiştiklerini ve aralarında oluşan doğal sinerjiyi anlatıyor.

New York’tayız ama biraz Roma’dan bahsedelim. Çok seyahat eden biri olarak bu şehrin üzerinde bıraktığı etkiden bahseder misin?

“Roma’dayken Romalı olmanın bir yaşam tarzı demek olduğunu anlıyorsunuz. Eşsiz bir ruhu var; sosyal, taşkın, keyif dolu... Ve görkemli. Duygularınızı harekete geçiren, bulaşıcı bir hayat enerjisi var! Örneğin çekimden sonra boş bir günüm vardı ve kızımla sokaklarda, elimizde dondurmalarımızla yürüdük, çok güzeldi!”

Roma, heykelleri ve hamamlarıyla tarihte güzelliği de temsil eden bir şehir. Bir model olarak güzellik nosyonunu nasıl tanımlıyorsun?

“Bence yaşlandıkça hayatta küçük güzellikleri de takdir etmeyi öğreniyorsunuz; mimari gibi, zanaat gibi... Kısaca, gençken çok dikkate almadığınız şeylerin güzelliğini kavrıyorsunuz.”

Bulgari için Mario Testino ile bir araya gelerek ortaya güzel fotoğraflar çıkarmışsınız. Onunla çalışmak nasıl bir deneyimdi?

“Mario bana kendimi çok güzel hissettiriyor; onunla çalışmak hem büyük onur hem de çok iyi vakit geçirdiğimiz için eğlenceli. İnanılmaz bir enerjisi var ve bunu tüm ekibe hissettiriyor. Fotoğrafların son halini gördüğümde, sanki bunca yıldır hep saklı kalmış farklı bir yüzümü daha ortaya çıkardığını düşündüm.”

Bence yaşlandıkça hayatta küçük güzellikleri de takdir etmeyi öğreniyorsunuz; mimari gibi, zanaat gibi... Kısaca, gençken çok dikkate almadığınız şeylerin güzelliğini kavrıyorsunuz.

Farklı bir insana bürünme gücüne sahip olmak bambaşka bir his olsa gerek. Bu çekim esnasında sana ilham vermesi için aklında canlandırdığın bir kadın var mıydı?

“Bulgari için bir çekim yapıyorsanız, doğal olarak bir film yıldızını hayal etmeniz gerekiyor. Güçlü ve kendinden emin, kendisiyle barışık bir kadın hayal ettik. Mario da beni yönlendirme konusunda çok iyiydi ve bu karaktere bürünmem hiç zor olmadı.”

Çekim öncesi karaktere bürünmek için izlediğin bir yol var mı?

“Hayır, çünkü her çekim birbirinden farklı oluyor, sete gittiğiniz zaman ekip ve fotoğrafçıyla konuşarak moda giriyorsunuz. En azından benim için bu böyle işliyor.

Aslında L’Officiel’e de kapak olmuştun ve Kızılderili’yi çağrıştıran bir imajdaydın. Şimdi ise güçlü bir İtalyan kadınsın. Markayla aranda nasıl bir ilişki olduğunu düşünüyorsun?

“Anne tarafım İtalyan, o yüzden Bulgari’nin kökleriyle aramda böyle bir bağ var. Mücevher çok kişisel bir şey; size hem tanıdık gelmeli hem de olağanüstü hissettirmeli. İtalya ve özellikle Roma ile ilişkime benziyor, Bulgari’ye olan hislerim. Yılan formlu Serpenti’lerin ise özellikle seksapel ve enerjileri sebebiyle sanırım kalbimde ayrı bir yerleri var.”

Günlük hayatında üzerinde nasıl parçalar taşırsın peki?

“Mücevhere bayılıyorum! Bir davete giderken veya sadece evden çıkmadan önce hazırlanırken görüntümü tamamen değiştirecek bir unsur. Stilimi bir mücevher etrafında kurgulamayı çok seviyorum. Özellikle çok casual giyindiğimde, örneğin üzerimde jean ve oversize beyaz gömlek varken, özel bir kolye veya küpeyle siluete görkem katma gücünü seviyorum.”

benzer içerikler

Tavsiye edilen içerikler